MEDYAGUNDEM.COM- Salih Tuna bugün Yeni Şafak’ta Kemal Kılıçdaroğlu’na “Sen darbecinin önde gidenisin!” dedi. Yetmedi “Sen kallavi bir işbirlikçisin” diye de ekledi. Ve lafını hiç esirgemedi:
“O kadar ki, CHP’nin şimdiye değin gelmiş geçmiş hiçbir genel başkanı böyle bir işbirlikçilik yapmadı Sen onu da yapıyorsun.”
Niye mi?
Yazısından satırbaşlarıyla aktaralım:
(…)
Sayın Başbakan hakkında, ‘İngilizce diktatör broşürü bastırdık, dünyaya dağıtacağız’ diyorsan, kusura bakma ama sen darbecinin önde gidenisin!
Evet, maalesef öylesin Sayın Kılıçdaroğlu.
Hatta sadece darbecinin önde gideni değil aynı zamanda kallavi bir işbirlikçisin.
O kadar ki, CHP’nin şimdiye değin gelmiş geçmiş hiçbir genel başkanı böyle bir işbirlikçilik yapmadı
Sen onu da yapıyorsun.
Kokuyu aldın ya, nasılsa Mısır’da gündüz gözüyle yapılan darbeye ‘darbe’ diyemeyen bir dünya var, oraya oynuyorsun.
Yazıklar olsun!
Darbenin lansman faaliyetinde aldığın rol bu demek ki.
Demek ki seni bu günler için kaset marifetiyle CHP’ye genel müdür atadılar.
Yoksa gelmiş geçmiş hiçbir CHP genel başkanı böyle müstekreh işbirlikçiliğe tenezzül etmezdi.
Sayın Kılıçdaroğlu sanma ki anlamıyoruz; belli ki gayet senkronize, gayet çalışılmış hareketler bunlar.
Söyle, kulağına ‘darbe’ vaadini mi fısıldadılar? (Yabancı gazetecilerle kapalı kapılar ardında neler konuştun hâlâ açıklamadın?)
Evvela Gezi muhabbeti, hemen ardından yakın siyasi tarihi darbelerden muhtıralardan geçilmeyen ülkenin seçilmiş Başbakanına ‘diktatör’ deme densizliği, daha sonra da bu densizliği kimi tanınmış simalar üzerinden The Times gazetesine yansıtarak uluslararası kamuoyunu darbeye hazırlama alçaklığı…
(…)
Gezi muhabbetiyle CNN, Reuters, BBC, Der Spiegel ve daha nicesi marifetiyle Erdoğan hakkında oluşturulan algı, CHP’nin İngilizce ‘diktatör’ broşürüyle tahkim edilecek.
The Times’taki malum bildiri sayesinde, Türkiye halklarının darbe girişimlerine gösterecekleri tepki de ‘Nuremberg Nazi toplantıları’ şeklinde peşinen mahkum edilmiş oldu.
Darbeseviciler de, ‘Türkiye’nin kurucusu Kemal Atatürk’ün öngördüğü şekilde laik bir cumhuriyet olarak kalmasını isteyen gençler…’ olarak algı düzeneğine yerleştirildi.
Taraf’ın The Ekonomist temsilcisi vasıtasıyla, ‘Türkiye’de Hristiyan geçmiş tarihten siliniyor’ algısı Batı kamuoyuna yerleştirilmeye çalışılıyor ki, darbe yapıldığında ‘darbe’ bile demesinler.
Bu nasıl alçaklıktır Ya Rabbi!
Varlık vergisiyle gayrimüslimlerin malını mülkünü gasp eden CHP değil de, gayrimüslimlere 2,5 milyar dolarlık gayrimenkul teslim eden AK Parti töhmet altında bırakılmak isteniyor.
Sayın Erdoğan ‘diktatör’ ha?
Baldıran zehri içmek pahasına barış sürecini başlattığı için mi diktatör?
Söyleyin hadi söyleyin, neden diktatör?
Bu ülkede 7 aydır kan akmadığı için mi?
(…)
Yoksa İstanbul sermayesinin önünde diz çökmediği için mi?
Medya patronları tarafından pijamayla karşılanmaya elverişli olmadığı için mi?
Neden ‘diktatör’ söyleyin…
(…)