Can Dündar ile Ahmet Şık’a gerçek gazetecilik soruları… Gazetecilik başarısı olarak sunduğunuz haberde savcı; “şecaat arz ederken merd-i kıpti sirkatin söylermiş” misali suçlarını itiraf ederken, neden böylesi bir operasyona imza attınız? Paralel Yapı yüzünden yıllarca hapiste yatan Ahmet Şık, neden tetikçilik yapıyorsun? Neden korkuyorsunuz ? Gerçekleri neden anlatmıyorsunuz ? Sizlere nasıl şantaj yapılıyor? Korkmayın ve titremeyin, sadece itiraf edin… AHMED CELAL YAZDI
CUMHURİYET’TEN İBRETLİK BİR ALGI OPERASYONU
BİR DEVLET DÜŞMANI OPERASYONUN ANATOMİSİ
AHMED CELAL YAZDI
Cumhuriyet Gazetesi, Paralel Yapı’nın yörüngesinden çıkamıyor.
Aziz Takçı’dan aldığı 17 – 25 Aralık dosyasının içindeki tapeleri, daha önce yayınlandığı halde yeni bir habermiş gibi tekrar sunan Can Dündar, şimdi ise Silahlı Terör Örgütü olduğu yönünde ortaya çıkan yeni deliller nedeniyle zor anlar yaşayan Paralel Yapı’ya can simidi olmaya çalışmış.
Ancak; Habertürk’te yayınlanan Reyhanlı Tutanakları haberiyle, 53 kişinin ölmesinden sorumlu olduğu ortaya çıkan Savcı Özcan Şişman’ı kurtarmak için atılan büyük puntolar da, gerçekleri gizleyemiyor.
Haberin içeriği, başlığını yalanlıyor.
Kuyruğunu yutmaya çalışan yılan misali Can Dündar, gazetecilik mesleğini öldürüyor. Bunun farkında ki; habere itibar kazandırmak için, kerameti kendinden menkul TGC’nin verdiği ödülü sürmanşete çekip, ne kadar büyük bir gazeteci olduğunu ispatlamaya çalışmış.
Yemiyoruz Can Dündar!!!
Bu devlete olan nefretini anlamıyor, silahlı bir terör örgütüne basın yoluyla verdiğin desteğin cezasını
çekmeni dört gözle bekliyoruz Can Dündar.
Pensilvanya Sendromu
Psikoloji literatüründe çok ünlü bir travma vardır. Stokholm Sendromu olarak bilinir. Rehinenin, rehin alan kişiye aşık olması, onun sözünden çıkamamasıdır.
Ergun BABAHAN ve Ceyda KARAN örneğinde olduğu gibi Ahmet Şık da; Paralel yapının işkencesine, aşağılamasına, işsiz bırakıp, ailesini dağıtmasına rağmen, Paralel Yapı’nın tetikçiliğini yapıyor.
Psikolojinin de çözüm bulamadığı bu yeni durum; literatüre Pensilvanya Sendromu olarak girdi bile.
Seninki Vatan Hainliği, Onunki Suç.
Haberin sadece başlıklarını okuyan bir kişi; MİT’in, Reyhanlı operasyonunu bilerek engellemediğini zanneder. Çünkü gazete, başlıkları bilerek ve isteyerek seçmiş.
Oysa haber içeriğinde Savcı Şişman; başlıkları yalanlıyor ve Habertürk’ün “Reyhanlı Tutanakları” haberini doğruluyor. (http://www.haberturk.com/gundem/haber/1095899-reyhanli-tutanaklari)
Bir yerde; MİT bilgi paylaşmadı derken, diğerinde MİT bana geldi ve soruşturma açtık, başka bir yerde ise; fiiliyatta bir şey yok derken, diğerinde MİT bilgileri çok değerli, plakalar ve isimler var diyor Savcı Özcan Şişman.
Yani; “Şecaat arz ederken merd-i kıpti sirkatin söylüyor.”; savunma yapayım derken, suçunu itiraf ediyor.
İşte ispat, İşte Belgeler:

Can Dündar ile Ahmet Şık’a Gerçek Gazetecilik soruları:
– Gazetecilik başarısı olarak sunduğunuz haberde Savcı; “şecaat arz ederken merd-i kıpti sirkatin söylermiş” misali suçlarını itiraf ederken, neden böylesi bir operasyona imza attınız ?
– Paralel Yapı yüzünden yıllarca hapiste yatan Ahmet Şık, neden tetikçilik yapıyorsun?
– Neden korkuyorsunuz? Gerçekleri neden anlatmıyorsunuz? Sizlere nasıl şantaj yapılıyor?
Korkmayın ve Titremeyin, sadece itiraf edin…
bundan yaklaşık 1 yıl önse Can dündarın evi ve arabası bir hafta arayla soyuldu. Evinden cüzdan ve para ve otomobilinden de diz üstü bilgisayarı çalındı. bu bir haftayla gerçekleşen iki olay tesadüf değildi. O çalınan diz üstü bilgisayarda acaba ne vardı ve o bilgiler kimlerin eline geçti ve şu an içinde bulunduğu vatan hainleri çetesinine dahil olmasında o soygunlarla elde edilen bilgilerin payı var mı? Bu soruları Can Dündar a sormak şarttır.
Bazı kişiler operasyonlarla içeri alınsalarda gizli fethullahçı.Amaç onları deşifre etmemek.Bunlar gazeteci veya askerler içindede var.